24 Mayıs 2013 Cuma

İtiraf Ediyorum!

İtiraf ediyorum. Yanılmışım. Endişeli modern laik teyzeler haklıymış. Aslında ben de biliyordum AKP'nin ne mal olduğunu ama bıkmıştım işte askeri-bürokratik vesayetin halkı ve değerlerini yok saymasından. Türbanla eğitim alınabilmeli, serbestçe Kuran kursu açılabilmeli , siyasiler şiir okudu diye hapse girmemeli, Atatürk'e tapmamalı idik. Varlımız Türk valığına armağan olmasındı, olmamalıydı. AKP'yi bütün bunları savunanlara muhalif diye bir umut olarak gördüm. Çevre iktidara gelecekti işte, gerçek demokrasi buydu.
AKP iktidarın ilk 6-7 yılında gayet de iyiydi. AB üyeli sürecindeki ilerleme, TSK'nın siyaset alanından kovulması(27 Nisan muhtırasının geri tepmesini "Çıldırt bizi coştur bizi AKP şeklinde karşıladık"), geçmiş dönem mağdurlarının haklarına kavuşması hep olumlu izlenimlerdi. Ama ne olduysa biz anayasa değişikliklerine evet dedikten sonra oldu. AKP zincirlerinden kurtuldu. İlk kazığını HSYK ile attı. O noktadan sonra gerisinin nasıl geleceği belliydi. Kronolojik tarihi anlatamayacağım, çok dolu, hafızam, vaktim ve de enerjim yetmez. AKP o günden bu güne adım adım önce otoriter ardından da diktatöryal eğilimler sergilemeye başladı. Bu eğilimler günlük hayata vesokağa kadar kolayca ve hiçbir ciddi direnç görmeden indi. İçki yasağı özelinde önce Beyoğlunda masalar kaldırılmak istendi, ardından Galata'da içki içenler kovuldu, sponsor olmaları yasaklandı, sponsor oldukları festivaller iptal edildi ve şimdi de içki satışı "şimdilik" belirli saatler arasında içki satılması kısıtlanıyor. En acısı da tabanları hepten yasaklanmasını istiyor. bu yasaklar ve müdahaleler nereye kadar gidecek bilemiyorum. Zira sağduyu yoksunu ülkenin Anadolulu iktidarının sahipleri de bu yoksunluktan ziyadesi ile nasiplenmiş durumda. Toplum bir kırılma noktasına doğru da gitmiyor ne yazık ki. Bu noktalarda bir kırılma yaşanır ve yeni bir düzen kurulur ama ne yazık ki o kadar azız ve o kadar korkağız ki iktidara hiçbir şekilde karşı çıkamıyoruz. Bizim (her kimsek/kimseniz) karşı duramadığımız yerde az çok şuursuz da olsa bir direnç oluşturan endişeli modern laikler giriyor devreye. Yine saçma sapan da olsa muhalefet ediyorlar. Aslında hayır saçma sapan da değil. Bu toplumda muhalefet de budur:
Ve haklıdır da. Demokrasi sağduyulu, kafası rahat, rövanş istemeyen insanların rejimidir. Bizim değil. Şu an ben de rövanş istiyorum. İstikrar senin neyine vasfiye diyen kadının bu öküz anadolululardan rövanşı kanırta kanırta almasını istiyorum.

Hayatımda her zaman demokrasiye inanmıştım. CHP'ye yaşam tarzıma pek karışmayan bir parti olmasına rağmen yasakçı zihniyeti yüzünden hiçbir zaman oy vermedim. Vermeyi de düşünmedim; fakat altı ok böğrüme saplana saplana CHP'ye oy vereceğim artık. Öküz Anadoluluyu ait olduğu yere göndersin diye.Zira onlar iktidarın onlara yakışmadığı net olarak gösterdiler.

Türkiye tarihi 200 yıldır batılılaşmayı isteyenler ile Öküz Anadolulular arasındaki mücadeleye sahne oluyor. Bu mücadele sırasında taraflar bazı açılardan birbirlerine de benzediler. AKP iyice çılgınlaştıkta belki bir muhalefet gelişir, belki de o kadar büyür ki kendi içine çöker ya da başka bir şekilde gider.
Pythia'nın da dediği gibi "All this has happened before, and all of it will happen again." http://youtu.be/ZcOt2rQMUs4?t=7m20s
İşte o arada ben rövanşı almayacak ve uzlaşmayı sağlayacak olan iktidarı istemekle birlikte içimdeki öfkeye de engel olamıyorum.
Bu rejimi kuranlar ellerindeki silahlı güçle bu öküzleri sürekli bastırmışlar, ezmişler. Doğrusu oymuş.