31 Ağustos 2009 Pazartesi

Kürt Açılımının Toplumsal Taban Darlığı

Genç bir kız ağlayarak TSK Genelkurmay Başkanı'na sarılıyor ve ağlayarak Kürt Açılımından korktuğunu bölünmek istemediğini söylüyor. Şimdi kendimi bu kızla dalga geçmemek için zor tutmakla beraber bu kızı bu hale getiren bilgi kirliliğine değinmem gerekiyor.

Bu kız kim: Büyük ihtimalle Büyükşehrin Refah içinde yaşayan kesimine mensup, ortalama bir zekaya sahip, üniversite öğrencisi ya da mezunu bir karakter. En büyük korkularıı ülkeye Şeriat gelmesi ve ülkenin bölünmesi.

Bu korkuları duymakta da haklı aslında fakat Kürt Açılımı dene gelişmelerin ülkeyi böleceğine nasıl ikna olmuş, asıl soru bu.
Bu devlet doğusundaki savaşı meşru kılmak, halk desteğini arkasına almak için o kadar çok uğraş verdi ki sonunda Kürt kelimesi ile bölünmenin eş anlama geldiğini sanan bir nesil yetişti. Bunu hala daha körüklüyor TSK. Televizyonlardan operasyon görüntülerimi mi yayınlanmadı, kimin yaktığı belli olmayan köyler PKK tarafından yakılmışcasına gösterilerek propaganda mı yapılmadı, bu ülkenin yazarları mı meçhul faillere öldürtülmedi...
Kürt Açılımı konusunda halk desteğinin sağlanması olmazsa olmaz bir ihtiyaçtır oksa bu açılım bugüne kadar tam anlamıyla oluşmamış bir Türk-Kürt Halkı bölünmesine yol açabilir. Öncelikle toplum ikna edilmeli bu köklü reformlara, ardından korkusuzca reformlar gerçekleştirilmeli. Ülke bu yolla çok daha sağlam bir birliğe kavuşabilir.

29 Ağustos 2009 Cumartesi

Beşiktaş ve Gaziantepspor

Ayhan Akman, İbrahim Üzülmez, İbrahim Toraman, İsmail Köybaşı ve Tabata. Verdiği futbolculara karşılık Beşiktaş hisselerini satın almaya kalksaydı Gaziantepspor bugün Beşiktaş'ın sahibi herhalde Gaziantepspor olurdu.

28 Ağustos 2009 Cuma

Efes World Cup 8

Avrupa Şampiyonası öncesi Efes World Cup da aslında European Cup gibi oluyor. Avrupa dışından takım yoktu. Gönül bir Arjantin, Brezilya, Avustralya isterdi. Olsun yine de gittik, salonda yerimizi almaya çalıştık.
Evet yerimizi almaya çalıştık. Biletler blok, sıra ve koltuk numaralı olarak satıldığı için 1 hafta önceden biletimizi aldık fakat ilk gün organizasyondan sorumlu olanlar bu işi kotaramayınca ikinci gün gördük ki biletlerde sıra numarası yazan yerler girişte yırtııyor ve içeride de koltuklara sadece blok esasına göre oturulacağı yazıyor. Yani neymiş Efes World Cup'da sapına kadar yerli bir organizasyonla karşı karşıyayız. Tabi benim için hayaldi maça 10 dakika kala gelip yerimi alıp maçımı sorunsuz izlemek. Hayal olarak kaldı.
Takımlar henüz hazır değiller, fakat zaman zaman tempo yükseldiğinde kaliteli oyuncular farklarını belli ediyorlar. Letonya'da Biedrins kendini Britanya maçının belirli anlarında gösterdi. Kambala 34 numaralı formayla iyi nostalji yaptı, saçlarını uzatması daha uysal bir görünüme sokmuş onu.
Türkiye'de Hidayet yorgun gözüküyor. 100 maç üzeri NBA maçı oynayıp gelmek tabi problem. Hido belki de takımın ihtiyacı olduğu anlarda oyuna girerek takımı ayağa kaldıran isim olmalı. Bana Şampiyona başlayana kadar kendisini toparlayabilir gibi gelmedi.
Oğuz Savaş'ın bu takımda ne işi var anlayamıyorum. Kaya ve Ermal'ın hangisinden daha iyi acaba? Hatta Mehmet ya da Mirsad bile çağrılsa Oğuz Savaş'tan daha yararlı olurlardı takıma. Mehmet ve Mirsad kötü oyuncu oldukları için değil başka sebeplerden ötürü takımda olmasınlar istiyorum bu arada. Yoksa mücadele edebilen,itiş kakıştan kaçmayan bir Mehmet ile çenesini tutabilen bir Mirsad'a her zaman yer olmalı bu takımda.
Okulaja ve Nowitzki'siz bir Almanya'yı yenememek çok ciddi sorun. Femerling oyuna girdiği dakikalarda Milli Takım sayı bulmakta zorlandı, bu da zaten pota altı rotasyonumuzun zayıflığını gösteriyor.
Tanjevic yine sürekli oyuncu değiştirerek takımın bir ivme yakalamasını önlüyor. Bu istediğini belki kulüp takımlarında yapabilir fakat milli takım oyuncuların beraber oynadığı maç sayısının azlığı yüzünden sürekli oyuncu değiştirilmesi takımı bozuyor. Zaten bunu dile getiren Kaya Peker'de artık kadroda değil.

17 Ağustos 2009 Pazartesi

Caprica

Cylonların kendilerini üreten insanların tanrıları yerine neden tek tanrılı bir inanca sahip olduklarının cevabını ilk bölümden vermeleriyle daha ilk bölümden ağza bal çalarak merak katsayımızı arttırdılar. Kimbilir daha nelere cevap verecek bu dizi.
Aslında Battlestar Galactica kadar ilgimi çekeceğini düşünmemiştim fakat konu farklı bir eksende geliştiğinden 58 yıl önce başlamasının handikapına sahip değil.
Starbuck'ın boşluğunun izleyicilerde yaratacağı yerine birini koyma isteğine yapımcılar ne cevap verecek merakla bekliyorum. İlk bölümden bir Starbuck adayı gözükmedi. Belki en önemli ve en çekici karakterdi fakat yeni düzüde muadili bir karakter olmak zorunda değil.
Başka bir merakım da Tom Zarek. Dizinin ilerleyen yılları olacaksa eğer Tom Zarek de olmak zorunda. Konuyla bağını nasıl kurarlar bilemiyorum fakat bir şeklde kursunlar. Evet Starbuck'tan daha çok ilgimi çeken bir karakter.