25 Temmuz 2009 Cumartesi

Amatör Liglerde 30 Yaş Yasağı

TFF'nin aldığı bir kararla artık 3. lig ve amatör liglerde 30 yaş üstü futbolcular oynayamayacak. Kararın detaylarını bilmiyorum fakat bu durum hem futbolumuz açısından hem de bu insanların meslekleri açısından çok zararları olacak bence.
30 yaşında isen ve 2. ligde oynayacak kadar yeteneğin, kuvvetin, çevren yoksa artık futbol oynama diyor TFF. Git ne yaparsan yap!
Bir yandan da 30 yaş altı bir lig kurulduğunda bu ligden seri üretim gini genç yeteneklerin çıkmasını umuyor olmalı. Sanmıyorum ki bu kısıtlama altında kulüpler 30 yaş üstü oyuncu yerine 18 yaşındaki oyuncuyu koysunlar. Yine 25-30 yaş arası oyuncular oynatacaklardır.
Bir şekilde işleyen bir sisteme dışarıdan gelen bu derece güçlü müdahaleler tarih boyunca sorunları daha da büyütmüştür. Benim önerim paf ligin kaldırılmasıdır. Bu sayede üst liglerde mücadele edebileceği düşünülen genç oyuncular alt liglere kiralanacak, paf liginden daha üstün bir fizik gücü gerektiren liglerde gerektiği gibi gelişeceklerdir. Bu arada bir nevi doğal seçilimle yetenekleri, fiziği elvermeyen yaşlı oyuncular da yavaş yavaş ve kendiliklerinden bu liglerden ayrılacaklardır.

Yeni Sol Geliyor! Umarım!

Ufuk Uras ÖDP'den ayrıldı, ki zaten görevini yapamamış bir yapıydı ÖDP ve yenilenmesi gerekiyordu. Ahmet İnsel, Mithat Sancar, Fuat Keyman gibi isimlerle hareket ediyor Ufus Uras şu an Özgürlükçü Sol Hareket yapısı içinde. Yakın tarihte bu yapıya 10 Aralık Hareketi ve Baskın Oran da dahil olursa iktidar olamasa bile oy verecek bir partimiz olur, tabi bir de partileşmek lazım. Kolay Gelsin.

Yargı Bağımsızlığı ve HSYK

Yargılama iktidardan ve yargıcın kendi düşüncelerinden bağımsız bir biçimde, sadece ve sadece yasalara ve hakkaniyete bağlı kalarak ifa ettiği eylemdir. Toplum sözleşmesinin en kritik bileşenidir bağımsız bir yargı.
Türk yargısına biraz aşina olunmaya başlandığında bağımsızlığın bu iki temel ilkesinin de bulunmadığı görülüyor.
HSYK mahkemeler üzerindeki iktidar aracı olarak hem bizzat hakimlerin, savcıların ve destekçileri askerlerin hem de hükümetin etkin olmaya çalıştığı bir kurum. Doğal Hakim İlkesini hiçe sayarak belirli davalara bakmaları için belirli hakimleri kritik mahkemelere atamaya çalışıyor hem hükümet hem de hakim-savı-asker kompleksi. Ardından da sürekli karşılıklı olarak hukuka müdahale suçlamaları, hemen ardından da bütün bunlar hiç söylenmemiş gibi hukuka güven telkinleri. Bir avukat olarak hukuka güvenmiyorum. Paralarla davaların satıldığı, cemaat ilişkileri ile atama yapılan, askerler tarafından görevden aldırılan savcıların bulunduğu, apoletli ya da takunyalı hakimlerin karar verdiği, anayasa mahkemesinin siyasi parti gibi davrandığı, hakimlerin hakem değil bekçi olduğu bir hukuka kimse de güvenmemeli zaten.

16 Temmuz 2009 Perşembe

Her Bebek İnsan Doğar

BirGün gazetesinin 6. yaş baskısıymış bu. Tabi o tarihlerde kışlada "Her Türk Asker Doğar" şiarını haykırmak zorunda bırakıldığım için bu şiara taban tabana zıt şaheseri görememişim. Demin rastladım nette. Resim "Barbar Türk, Ermeni Dölü, Rum Tohumu, Pis Kürt... Bebekler hakkında.".
BirGün'den hiç hazzetmesem de haklarını veriyorum. Ne kadar gazetecilik ödülü varsa hakettiler 1 sayfada. Hürriyet'in İnsan Hakları treni geldi birden aklıma. Aşağıda da BirGün'ün resimle alakadar başsayfa yazısının bir kısmı var.

(...) Milenyum bebekleri büyüyor. Yakında hepsi silah tutacak yaşa gelecek. Onlar masum birer bebek olduklarını unuttukça ülkemiz ve bölgemiz 21. yüzyılı kabus gibi yaşayacak.

Çünkü bu bölgede petrol ve su var. Çünkü bu bölgede bir zamanlar bebek oldukları unutturulan ve saatli bir bomba gibi yetiştirilen milyonlar var. Çünkü bu bölgede "unutuş"tan rant ve koltuk kazananlar da var.

Bizim görevimiz ne?

Mümkün olduğu kadar çok bebeğe "bir başka seçeneğin" olduğunu söylemek. Kardeşliğin ve yoldaşlığın methiyesini yapmak. Barış ve sevgi için çalışmak...