19 Eylül 2008 Cuma

Şahsi Komplo Teorim

Dünya tarihi ile ilgili bu iddiaya göre dünya tarihindeki önemli liderler hep bu iki Romalı ailenin soyundan geliyor. İstisnalar mevcut bulunmakla birlikte Juliiler sarışın renkli gözlü, Antoniuslar ise esmer ve kara gözlü oluyorlar. Bu ayrım aslında Juliilerin İtalya'ya göç eden, Antoniusların ise İtalyan yerlisi bir aile olmasından kaynaklandığı, aslında rekabetin de Octavius Ceaser ve Marcus Antonius'tan çok öncesine dayandığı söyleniyor. Tabi bu durum Julius Ceaser'ın en yakın adamının Marcus Antonius olması ile çelişik bir durum sergiliyor fakat nedir ne değildir bilinmez.
İddilara göre Antonius'un Cesaser ile yaptığı savaşı kaybetmesinden sonra gizli olarak iki oğlu da kaçmayı başarıyorlar. Oğullardan biri Asya steplerine, bir diğeri ise Alman barbarların yanına göçüyor. Fakat aralarındaki yemin hiç bozulmuyor ve birbirleri ile hayat boyu irtibatı koparmıyorlar. Bu durum sürekli babalardan oğullara geçiyor. Juliiler ise bilindiği gibi geniş bir aile ve onlarda vali olarak gittikleri yerlerde daha da kök salıyorlar.
Kuzeye giden oğullardan Marcus jr. Antonius'un soyundan gelenler yaptıkları akınlarla Batı Roma'da taş üstünde taş, baş üstünde baş komuyorlar, bununla da kalmayıp yakaladıkları Juliileri yol boyu çarmıha gererek bugün hala "Julii Yolu" olarak bilinen yolu yaptırıyorlar. Bu da tarihin bilinen ilk soykırımlarındandır. Bu arada Asya setplerine giden büyük kardeş Attilio Antonius'un soyundan gelenler de orada bulunan başıboş Moğol ve Türklere baş oluyor, koskoca bir medeniyet olan Çin'i dize getiriyorlar. Çinliler kurtuluşu Çin Seddini inşa ederek arasalar da bir türlü Antoniuslardan kurtulamıyorlar. Aradan yıllar geçiyor ve Antoniusların soyundan gelen ve dedisinin adını alan Attilio jr Antonius, bizim bildiğimiz adıyla Attila Han Avrupaya geliyor. Burada Batı Roma'da baş üstünde baş bırakmayacak olan Marcus jr. Antonius'un 4 kuşak öncesi dedesi ile atalarının yemini ittifak kuruyor. Çinlilerden öğrendiği taktikle doğu ve batıyı ikiye bölüyor sonra ikisinin de tepesine biniyor. Antoniuslar bu akınları Roma yer ile yeksan oluncaya kadar devam ettiriyor ve sonunda büyük büyük dedeleri Marcus Antonius'un öcünü alıyorlar. Fakat bu durum sağ kalan Juliilerin de kendilerinden 400 yıl önce Antoniusların ettiği yeminlerden birini etmelerine yol açıyor. Bu tarihten sonra Juliilerin ve Antoniusların savaşı yeni bir boyut kazanıyor. Her iki taraf da devlet üzerine devlet kuruyor ve birbirlerinin devletlerini yok etmeye çalışıyor. Bu durum hiç bitmiyor. Hatta bazı devletlerde rakip hanedanlar kuruyorlar. Örneğin İngiltere'deki "Çifte Gül Savaşı" bu tip bir rekabetin ortaya çıkardığı savaştır. Her iki aile de dünyaya çok ünlü hükümdarlar getiriyorlar. Antoniuslar Marcus Antonius'tan aldıkları hırsla sürekli yakıp yıkma peşinde iken Juliiler sürekli bir medeinyet kurma, han hamam inşa etme, tapınak kurma, hukuk sitemi oluşturma iş uğraşıyorlar. Antoniuslardan gelen ünlü hükümdarlar arasında Attila Han, Cengiz Han, Kubilay Han, Hülagu Han, Yavuz Sultan Selim, Otto von Bismarck, Adolf Hitler, General Franco, Benito Mussoloni*, Enver Paşa, Kim il-Sung, Augusto Pinochet, Kenan Evren, Radovan Karadzic, Georghe Bush, Georghe W. Bush... yer alırken Juliilerden gelenler ise Gaius Julius Ceaser, Gaius Octavius Ceaser, İustinianus, Harun Reşid, William Wallace, İsabelle Castille, Fatih Sultan Mehmet, Cem Sultan, ii. Victoria, Georghe Washington, Abraham Lincoln, Michael Collins, Mustafa Kemal Atatürk ve Nelson Mandela... vardır. Günümüzde iki ailenin ana rekabet alanlar Abd, AB, Rusya, Çin ve Hindistandır.