2 Kasım 2006 Perşembe

Türklük

Bütün Türkiye Cumhuriyeti anayasalarında dendiği gibi vatandaşlar yani dikenli telin dahilindeki herkes Türktür, ister burada doğsun ister başka yerde, isterse 50 yaşında vatandaş olsun, Türktür. Ancak başka türkler de vardır, buradaki sözkonusu türklerin akrabalarıdır yakından ya da uzaktan. Devlet bu iki kavramı çoğu zaman kasten karıştırmıştır. Özellikle de ağacı yaşken eğmeye de dikkat etmiş. Liseden çıkan sıradan bir birey acaba "Türk nedir?" sorusuna nasıl cevap veriyor. Cevabın içinde "Adriyetikten Çin seddine kadar", "Şanlı tarih" gibi tanımlamalar bol bol var. Hatta bazıları yine bu ağacı yaşken eğme politikasının etkisi ile ulusları-hatta bazen kendine göre ırkları-üstünlük sırasına koyuyor. En iyi türkler, sonra Patagonyalılar sonra Kefalonyalılar, en fena Ermeniler, Yunanlılar, bu aralar bir de Fransızlar. Şimdi devlet bunu neden yapıyora geçelim. Ne yapmalıya gelelim. Yeni bir Türk tanımı-dikkat çekelim Türkiyelilik gibi yapay bir şey değil-yapmalı ve gerçekten anayasadaki tanıma paralel olmalı. Bütün resmi tarih baştan aşağı bu tanıma göre ele alınmalı, mesela bir atamız Orta Asya'da öbürü Anadolu'da olmalı. Diğer etnisiteleri de kapsayıcı olmalı. Olmalı ki türküm dediğin de bir insan faşist yaftası yemesin, her vatandaş Türküm desin.

Hiç yorum yok: