15 Ekim 2008 Çarşamba

Blog Action Day: Zengin Daha Zengin, Fakir Daha Fakir

Bugün blog action day. Blog Hareket Günü ya da blog aktivite günü gibi çevirebiliriz. Geçen senenin konusu çevre idi, bu sene yoksulluk. Dünyanın her yerinden milyonlarca blogcu bugün bu konuda yazılar yazacak. Girişi bitireyim ben de başlıyorum.

Kapitalist sistemin temel prensiplerinden biri gelir eşitsizliğidir. Sistem paranın giderek bir merkezde toplanması ilkesine göre çalışır. Bu da kısaca şu demek oluor: Yarın fakir daha fakir, zengin de daha zengin olacak.
Asya-Pasifik'in 9 kilit pazarı, Avustralya, Çin, Hong Kong, Hindistan, Endonezya, Japonya, Singapur, Güney Kore ve Tayvan'da zengin sayısı 2.8 milyona ulaşmış durumda. Bu 2.8 milyon kişinin toplam serveti de geçen seneye oranla yüzde 12,5 artmış ve 9,5 tirlyon dolara ulaşmış. Bu zenginlerin 20.400 tanesi ise ultra zengin. Parayı koyacak yer bulamadıkları için kriz yaşıyorlar. Kimisi hisse senedi, kimisi gayrımenkul, kimisi de yatırım fonu, devlet tahvili tercih ediyor parasını saklamak için. Bu 20.400 kişi de geçen seneye göre yüzde 16,4 kalabalıklaşmış.
Şimdi bu iş ekonomik büyümeden hızlı gittiği takdirde bunun bir anlamı olur. Servet transferi. Fakirden, zengine akan para. Oysaki bu 9 kaplan arasında en hızlı büyüyen Çin ekonomisi yüzde 11,4, Hindistan ekonomisi ise yüzde 7,9 hızla büyümüş. Zenginlerin oranı Hindistan'da yüzde 22,7 hızla, Çin'de ise yüzde yüzde 20,3 hızla artmış.

Bu 9 ülke ülke içerisinde halkı en fakir olanlar, yani kişi başına GSMH'si en düşük olan iki ülkedir Hindistan ve Çin. Fakat zenginleri genel büyümeden daha hızlı çoğalan ülkeler de bunlar. Bu en başta belirttiğim olaydır. Zengin daha da zengin oluyor, fakir daha fakir."Globalleşme, ülkemdeki değerleri yerle bir ediyor. Genellikle genç kadınları köylerden topluyorlar ve mevsimlik işçi olarak çalıştırıyorlar. Bu işçiler bir sene bir yerde çalışıyorlar, bir sene başka yerde… 200 milyon göçmen işçi var. Bunlar her sene yerlerini değiştirmek zorundalar.
Bunlardan elektronik sanayinde yarısı kadın olmak üzere, 120 milyon insan çalışıyor. Siemens, Philips gibi fabrikalarda…
Çin hükümeti, bu genç insanları bir yandan çalıştırıyor, fakat diğer taraftan da oturma izni vermiyor. Çin kanunlarına göre, eğer bir köyde doğmuşsanız siz köylüsünüz, başka bir yerde ikamet edemezsiniz. Bu yüzden çoğu, şehirlerde kaçak oturuyor. Bundan dolayı fabrikalarda çalışanlar, ailelerini yanlarına getiremiyorlar ve fabrikanın yatakhanesinde yatıp kalkıyorlar. Bu sayede işçileri daha rahat kontrol edilebiliyorlar.
Bu sistem tamamen bir sömürü sistemidir. Günde en az 12 saat çalışmak zorunda bırakılıyorlar. Çoğunun sosyal güvencesi yok. Hastalık sigortaları dahi yok. Yatakhaneleri bile iki vardiya kullanıyorlar. Bunun sebebi de kadınların boş yere orada kalmamaları! Kadın işçilerin çoğu tecavüze uğruyorlar ve çocuklarını aldırmak zorunda kalıyorlar.
Çin’de çalışan işçilerin yarısının çalışma izni yok. Bu yüzden ücret kesintileri oluyor, çok düşük ücretle çalışıyorlar. 4-5 ay boyunca maaş alamıyorlar. Bu yüzden işten çıkamıyorlar ve fabrika hapishane gibi!

Dört-beş sene bir iş yerinde çalışan işçi, 25 yaşına geldiğinde yaşlı olarak görülüp, işten çıkartılıyor. Hiç bir sosyal güvenceleri yok. Otuz yaşındaki kadınları çalıştırmıyorlar. Bu kadınların hepsi de köylerden geliyorlar. Bağımsız sendikaları yok. Kurulması yasak."

Bu sözler Hong Kong Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Profesörü May Wong'a ait.
Çinli zenginlerin nasıl daha zengin olduklarını anlatıyor aslında May Wong.

Kapitalizm en vahşi haliyle giriyor fakirlerin bulunduğu yerlere, onları daha da fakir yapmaktan hicap duymuyor.
Dünyadaki fakirliği engellemenin yolunu bilmiyorum fakat küreselleşme denilen meretin sadece sermayenin küreselleşmesi şeklinde zuhur ettiği zaman fakirliğin yayıldığını biliyorum. Sermaye ile birlikte emek, hizmet ve haklar da küreselleşmeli, o zaman dünyanın fakir halkları biribirine yaslanabilir, üretilen zenginlik daha adaletli paylaşılabilir.



1 yorum:

Adsız dedi ki...

I apologise, but, in my opinion, you commit an error. I suggest it to discuss. Write to me in PM, we will talk.