11 Ekim 2008 Cumartesi

3 Puan


Uzun süredir milli takımı maçın bütününde bu kadar sahaya yayılır, topu kontrol eder, tempoyu ayarlar görmemiştim.  Bekler ileri çıktığında orta saha tamamen bizim kontolümüze girdi. O zaman da oyun bizim için zevkli hale geldi, özellikle Batuhan çıkıp Halil girince oyunun hakimi iyice biz olduk. Batuhan çıkmasa biraz kabız bir maç izlerdik gibime geliyor. Onu da Fatih Terim çıkartmadı zaten. Parantez açalım Batuhan'ın İnönü'de 11 başlaması mantıklı bir davranış. İnönü'de milli takım adına bir gol atsaydı bu kariyeri için bir sıçrama noktası olabilirdi. Maça dönelim, ikinci yarıda hücumda hareketli olmanın ve topla iyi oynamanın karşılığını hemen aldık, goller geliyorum diyerek geldi.

Fatih Terim 1-1 iken Yusf'u oyuna almak istemesi bence hatalıydı, zaten takım Bosna kalesi önünde top oynyordu, doğru yerlere top atıyordu, Bosna savunması zaten teslim teslim olmuştu. Neyse zaten 2-1 olunca Yusuf'u oturrtu fakat daha sonra anladığım kadarıyla başka zaman bir daha zor milli takıma girebilecek Yusuf için abilik yapmak istedi ve Yusuf'u skora ve oyuna rağmen soktu. O andan itibaren milli takım geri yaslandı, hani psikolojik olarak da olabilir bu durum fakat o değişiklik bana oyun açısından çok tutarlı gelmedi. Eğer gol yeseydik ve puan kaybetseydik günah keçileri Fatih Terim ve Yusuf olacaktı.

Neyse, 3 puan iyidir. Domanech ne demiş, "Galibiyet her zaman mağlubiyetten iyidir!" Seviyorum Domanech'i.

Hiç yorum yok: