2 Şubat 2008 Cumartesi

555K ile 222A Arasındaki 7 Farkı Bulun


Geçmişe sarılmak bugüne ve geleceğe sarılamayanlar için tek yoldur. hem de geçmişi manipüle ederek. olmadığı gibi göstermeye çalışarak.
555k eylemi tamamen bir yeraltı örgütlenme ile gerçekten hiçbir yere haber verilemeden yapılan, etkisi çok büyük olan bir eylemdi, türkiye tarihinde kilometre taşı olan eylemlerden biriydi. öğrenciler kendi araların bu haberi yaymış ve sonunda menderes’e ağır bir darbe indirmişlerdi. amaçları daha fazla demokrasi idi, üniversitedeki baskının yok edilmesi idi.
222a eylemini düzenleyen seslerini duyurmak için her yerde bangır bangır bağırdılar, etkilerini güçlendirmek için 222a ismi yoluyla 555k eylemine atıfta bulundular. amaçları daha çok bürokrasi, demokrasi onlar için bir araç, aynen rte için olduğu gibi. onlar bu devletin sahibiyiz diyorlar ve başkasını kabul etmiyorlar, tek vatansever, tek laik, tek modern onlar; onlardan başka herkes hain, yobaz, gerici. buna rağmen 555k ismini kirletmekten geri durmuyorlar. ama yazının başında dedik ya, bugün ve gelecek kalmadı onlar için, bu yüzden onların olmayan bir geçmişe sarılıyorlar. 555k ismini kopya ederek katılımı, etkiyi arttırmaya, kendilerine tarihsel bir arkaplan yaratmaya çalışıyorlar.
türbana karşı olunabilir, kaldı ki onlar gibi fanatik bir tarzla olmamakla beraber ben de karşıyım türbana ama arada kalın da bir çizgi var. bu çizgiye demokrasi deniyor.
1930lu yılların özlemi içineler, mustafa kemal’in tabulaştırmadığı düşünceleri tabulaştırıyorlar. 1929 dünya ekonomik bunalımı uygulamaya konan devletçilik ilkesine sanki kutsal bir şeymiş gibi tapınıyorlar ama bilmiyorlar ki atatürk 1930′a kadar serbest piyasacı bir politika izledi, ya da biliyorlar ama çıkarlarına ters düştüğü için dile getirmiyorlar. dünya görüşleri ve tarih görüşleri de çok kıt, türban konusunda sürekli fransa’yı örnek veriyorlar ama bilmiyorlar ki fransa’da laiklik ancak meryem ile bağrı açık modern fransız kadını mary barışınca toplumsal kabul gördü.
kendi toplumlarını tanımıyorlar, türban’ın o genç kızların evden çıkabilmesi için tek şansları olduğunu, türbanın o kızlar için sokak kapısının anahtarı olduğunu göremiyorlar. tek gördükleri gerek bürokratik gerek toplumsal ve hatta askeri alanda ayrıcalıklarının yok olduğu ve bu yüzden panik halindeler. bu ayrıcalıkları artık toplum taşımıyor, ceberrut başçavuştan, piskopat zabıta komserinden, asabi ceza reisinden, ukala okul müdüründen bıktı.

Marx’ın bir lafı ile bitirelim: “tarih tekerrrür eder ama ilk seferinde trajedi, ikincisinde komedi olarak”

Hiç yorum yok: