4 Mayıs 2007 Cuma

Güzelliğinden Başka Meziyeti Olmayan Kızlar

Güzellik bir meziyet midir değil midir tartışmasını bir yana bırakıp konuya girelim: Ne kadar ilginç değil mi, güzel kızların hiç de azımsanmayacak bir kısmı, hatta çoğunun tek özelliği güzel olmaları, özellikle de büyük şehirlerde yani devlet otoritesinin en yoğun olduğu yerlerde, devlet otoritesi nerden mi çıktı? Bir dakika... Güzellik onlara yetmektedir, zira hayattan çok fazla beklentileri yoktur, olanlar da sadece kendileri ile ilgilidir, nedir işte iyi bir koca, ev, araba... yani güzelliği ile kazanabileceği şeyler. Birileri "ihtiyaçlar gelişmeyi sağlar." demişti, bunu bizim güzel Türk kızları ne de keskince doğruluyor. Sorun onların neden bu kadar beklentisiz olduğu, neden hep o standartları beklediği. Acaba bunda aldığı-aslında alamadığı-eğitimin, yaşadığı-aslında sadece nefes alıp yemek yediği-toplumun hiç mi etkisi yok. Hani bu toplum, eğitim gibi konulara değinince ister istemez devlet diyesi geliyor insanın. Aslında bu kızlar yeni peydah oldular, onların anneleri, anneanneleri, teyzeleri, halaları 56'larda, 68'lerde, 78'lerde sokakta daha demokratik bir türkiye için fedakarlık yaptlar sokaklarda, meydanlarda... Ardından bizim ünlü ressam amcamız geldi ve kızlar için erkekler için memurlar için işçiler için ot için bok için standartlarını da yanında getirdi. "kız dediğin örgülü saçıyla okula gider yahu, bunlara ne oluyor netekim" dedi. işte o tarihten sonra apolitik gençlik ve onun bir alt kümesi olarak da guzelliginden baska meziyeti olmayan kizlar ortaya çıktı. Tek eksik idealsizlik.

Hiç yorum yok: