4 Mart 2007 Pazar

İstiklal Marşı kimlerin? Onların mı, Hepimizin mi?


"Gözaltındaki insanlarımız İstiklal Marşı eşliğinde işkence görmüştür. Kitlenin, İstiklal Marşı okunacak bir kongreye kadar geçecek süre içinde motive edilmesi lazım. Artık İstiklal Marşının onlar için bir işkence sembolü, bir ölüm sembolü olmadığını görmeleri lazım." Olaylar dün Orhan Doğan'ın bu sözleri üzrine çıktı. Bu sözleri yorumlamak lazım, neden denmiş olabileceği hakkından fikir yürütmek lazım.

Türk faşistlerinin sadece teröristlere değil bütün Kürt şüphelilerine karşı uyguladığı işkence yöntemlerinden biridir, kutsal marşımız eşliğinde faşistlerin tehlike olarak gördüğü herkes bu marş dinletilerek ezilir, faşistler de bu yolla orgazma ulaşırlar. Bunun sonucunda yıllar geçtikçe Kürt vatandaşlarımız aslında onların da marşı olan İstiklal Marşımızdan tiksinirler. Onu bu hale getiren Kürtler değil Türk faşistleridir.

Tekrar daha da açarak anlatalım: Bu ülke Kurtuluş Savaşını verirken Türkler ve Kürtler yanyana savaştılar, birlikte kanlarını akıttılar, birlikte öldüler bu vatan için ve o İstiklal Marşı bu iki onurlu halkın mücadelesi sayesinde yazıldı. Ama gün geldi birileri bu ülkeyi sadece kendilerinin sanarak "Ya sev ya terket" dedi, İstiklal Marşını sadece kendileri gibi olanlarınmış gibi sanarak işkence yaparken yüksek sesle çaldılar. Nasıl bir ruh halleri vardı tahmin etmek için çok zeki olmaya gerek yok: bu ülkeyi sadece kendisinin sanan faşistimiz mağdurun bilmem neresine elektirik verirken fonda istiklal marşı çalıyordu ve o faşist mahluk kendisini ülkenin koruyucusu sanıyordu, e tabi bu ülkeiçin kurşun atan da kurşun yiyen de şerefli ya ondandır. Fakat bilmiyorduki o işkence yaptığı mağdurun da dedesi 23 ağustos 1921'de Polatlı'da Sakarya Irmağının doğu tarafında idi, tıpkı işkencecinin kendi dedesi gibi.

İşte bu işkenceciler o marşı işkence yaparken fonda çalarak, ya sev yaterket diyerek, Kürtleri insandan saymayarak Kürtlerin bu ülkeye olan aidiyet duygularını zedelediler, sonra da aidiyet duyguları zedelenenler bunu dile getirince daha da fazla ve başkaları tarafından da horlandılar.

Orhan Doğan'ın kim olduğu umrumda değildir. "Gözaltındaki insanlarımız İstiklal Marşı eşliğinde işkence görmüştür. Kitlenin, İstiklal Marşı okunacak bir kongreye kadar geçecek süre içinde motive edilmesi lazım. Artık İstiklal Marşı'nın onlar için bir işkence sembolü, bir ölüm sembolü olmadığını görmeleri lazım." Sözü onun da aslında İstiklal Marşının ne olduğunu ve kutsiyetini bildiğini gösteriyor. İstiklal Marşına küfretmek istediğini değil.

İstiklal Marşının kutsiyetini hiçe sayanlar Kürtler değil onu işkencelerinde kullananlardır.

Hiç yorum yok: