14 Nisan 2006 Cuma

Türkiye Türkçedir

Türkiye nedir, sorusuna verilebilecek en mantıklı cevap. Evet Türkiye, bu topraklardır, bu ulustur, bu tarihtir ama Türkiye en cok Türkçedir. Bir ulus dili ile var olur, çünkü dili onun vatanıdır, geleceğidir, geleneğidir. Bu noktadan hareketle, vatanını savunmak dilini savunmaktır, vatanını sevmek dilini sevmektir dersek yanılmış olmayız. Bilakis gerçeğe temas ederiz.
Eminim ki bu ülkedeki her birey vatanını bir şekilde seviyor. Fakat ne yazik ki bu bireyler vatan sevgisini sadece toprakları savunmak sanıyorlar. Ama vatan savunması dilin savunulmasından geçer.-zaten boyle olmasaydı Atatürk dil kurultayını toplamazdı ya da Türk Dil Kurumunu kurmazdı- dilimiz elden giderken biz istediğimiz kadar bu ülke icin calisalim sonuç bir sey ifade etmeyecektir, çünkü sonunda Türk ulusu kalmayacaktır. Burada üzerimize düşen görev dilimizi korumaktır. Bu da en basitinden Türkçe kelimelerle konusarak yapılır. Eğer dilimize yabancı kelimeleri dikkatsizce sokarsak arkasından yabancı dilbilgisi kuralları gelecektir ve düşünce yapımız değişecektir, zira bir insan konuştuğu dille düşünür. Türkçe düşünemeyen bir insan daTürk degildir.
Demem o ki her birey Türkçeyi korumak için üzerine düşeni yapmalı. Tek korkum biraz tembellesmis olmamız ve iş yapmaktan çok konuşmayı sevmemiz. İsmet Paşa boşuna "Bu millete vatanın için şu kör kuyuya atla desen atlar; ama vatanın için şu kör kuyuya her gün bir taş at desen üçüncü günden sonra atmaz." dememiştir. Fakat artık tembellik edecek vaktimiz yok ve dilimiz, vatanımız elden gidiyor, calışmanin zamanıdır.

4 Nisan 2006 Salı

Nedir net


Bilmemek değil öğretmemek di ayıp olan. O kadar gergin bir yer olduki artık yazılan en ufak bir harf bile kavgalara yol açabiliyor. Atatürk ile ilgili bir yazı yazıyorsunuz, eğer eleştiri değilse putperest, fetişist ve faşist sıfatlar bir anda size yapıştırılıyor. Kavga başlıyor. Her gün aynı eksende dönen konular, aynı yazarların ayarlaşması, yönetimin bir tarafa eyvallah derken öbür tarafı kesmesi* sözlükteki kavgalara hiçbir önlem almaması, hatta göstermeden taraf olması -aslında tüm yönetim değil auryn faktörü- çifte standart uygulaması hatta gös göre göre yalan söylemesi ve pişkinlik yapması nedir net'i bir sözlükten çok ayar verilen bir foruma dönüştürdü. 1,5 yıldır düzenli olarak sözlükten Kemalist yazarlar uzaklaştırıldı, kimisi gitmek zorunda bırakıldı sonra hesabı silindi yani üzeri kapalı atıldı, kimisi direk en ufak hatada atıldı. Aslında üstteki yazı da belirtmiş nedir net'teki kayırmacılığı, kankiciliği burda tekrar yazmaya hacet yok. Dinci yazarların aslında math * ile arkadaş olduğu da eklenebilir. Arkadaşlarını sözlükten atmak zor olsa gerek.tabi bir de hakareten, küfürden giden yazarların 3 gün sonra başka bir rumuzla dönmesi, hatta ve hatta eski başlığını yeni başlığına da yönlendirtmesi yönetimin bile kendi kotduğu kualları takmadığı gösteriyor. Kuralları takmayan yönetimi de kimse takmıyor tabi. Yazan yazıyor, nasıl olsa 3 gün sonra yönetimdeki arkadaşına msnden ileti atıp geri dönecek o zamana kadar da ikinci kullanıcı ile devam edecek. Yönetim de tekrar şans vermekten bahsedecek. Ama pek ilginçtir ki o şans hep belli cenahtaki insanlara verildi.* Velhasılı kelam yöneticiler değişse de sözlüğün yaramaz çocuklarına müsamaha sürdüğü müddetçe bir adım ileri gidemeyece olan eski sözlüğümdür. Hala severim, hala bakarım ama bir burukluk bırakır insana. 2 sene birlikteliğin hatrı vardır.