31 Ekim 2006 Salı

Türk Ekonomisi

Ben küçüktüm, köydeki dedem misafir gelince koyun keserdi hatta bazen iki koyun keserdi, ben biraz büyüdüm misafire taze et ikram etmek lüks oldu köylü için, ama babam hala akşamları rakı içerdi tek başına, bir büyük almak o kadar da zor değildi heralde, sonra büyüdüm üniversiteye geldim, her şeye rağmen köyde fındık dikilirdi, toplanırdı, para kazanılırdı tarımdan, çok değil iki yıl geçti, hükümet şu tarihten sonra dikilen fındık ağaçları kesilecek dedi, fındık ekilmeyecek dedi, ekmediler. Ben küçükken bizim köyde herkes tütün ya da fındık, hatta ikisini birden ekerdi, ama şimdi köy boş, 5 sene geçti sadece, toprak çıplak. biz artık meyveyi sebzeyi bol bulamıyoruz ama imf dediki siz tekeli de satın telekomu da, çifçiye de destek çıkmayın kredi vermeyin, yeter ki bize borcunuzu ödeyin. ödüyoruz... Çukurovada pamuk az artık, dayım da zaten fabrika için gerekli pamuğu yunanistandan alıyor, orda daha ucuzmuş, devlet çifçiye sübvansyon veriyomuş AB'de, girmeye can attığımız ab'de. bu arada radyoda bir haber dinledim, Adalet Bakanlığı 15 adet şoför alacakmış, şartlar arasında hukuk fakültesi mezunu olmak varmış.

Hiç yorum yok: