29 Haziran 2006 Perşembe

Marbury v Madison


ABD yüksek mahkemesinin -supreme court-, hakim John Marshall tarafından bakılan davası. Bu davanın önemi ilk defa kanunların anayasaya uygunluğunun denetlendiği dava olmasıdır.
john marshall'ın gerekçesi bugün için de anayasal yargı denetiminin esaslarını oluşturmaktadır. Marshall'a göre, anayasa ya alelade kanunlar gibi değiştirilemeyen üstün bir kanundur; yahut yasama organının istediği zaman değiştirebileceği, alelade kanunlarla aynı düzeyde bir metindir. Eğer bu şıklardan birincisi doğru ise yasama organının anayasaya aykırı olan işlemleri kanun değildir.İkinci şık doğru ise yazılı ve sert anayasanın hiçbir anlamı kalmaz. Bu takdirde sınırlı yetkili bir hükümet sistemi ile mutlak bir hükümet sistemi arasındaki fark da ortadan kalkar. Marshall'a göre yargı kuvvetinin başlıca görevi hukukun ne olduğunu beyan etmektir. Mahkeme, dava konusu olan somut bir olay dolayısıyla, birbiri ile çatışan iki hukuk normu karşısında kalırsa bunlardan her birinin uygulama alanını belirlemeye mecburdur. "bir kanun anayasaya aykırı olursa, belli bir olay hakkında kanunda da anayasada da uygulanacak kural varsa mahkeme ya bu davayı kanunu göre halledecek ya da anayasaya göre hallederek kanunu ihmal edecektir. Bu doğrudan doğruya yargı görevinin özüdür. Şu halde mahkemeler anayasayı gözönüne alacaklarsa ve anayasa yasama organının alelade işlemlerinden üstünse, kanunla anayasanın çarpışması halinde olay kanuna göre değil anayasa hükümlerine göre çözülmelidir.".

Hiç yorum yok: