3 Mart 2006 Cuma

Atatürkçü Düşünce Topluluklarının/Kulüplerinin Görevleri

Üniversitelerimizdeki ADT’ler, Atatürk ilke ve inkılapları ile yetişmiş, Atatürk ilke ve inkılaplarını yüreğinde yaşayan, bu amaçla üniversitelerdeki faaliyetler ile hem bulundukları üniversitelerini bir adım ileriye götürmek, hem de gericilere, emperyalistlere ve Türkiye Cumhuriyetini bölmeye çalışanlara bir nebze olsun karşı çıkan ilerici, Kemalist öğrencilerle doludur. Hemen hemen Türkiye’nin bütün üniversitelerinde, yüreğinde bu aşkı taşıyan, vatansever ve Atatürk ulusalcısı binlerce genç büyük bir özveriyle Adt’leri kurmakta ve yaşatmaya çalışmaktadır Ancak nasıl faal olunur? Bu önemli bir soru!
ADTler isimlerinin önüne bulundurdukları fakülte, yüksek okul veya üniversite isimlerini alırlar. Örneğin bizim adımız KUADT dir. Bu sebeple benim bakış açıma göre ADT ler sadece Atatürk’le ilgilenmekle kalmayıp, aktif olarak öğrencilerin sorunlarına çözüm aramalıdır. Örneğin ulaşım bir sorunsa, kantin bir sorunsa, sosyal olanaklar bir sorunsa ADT ler bunların çözümüne ortak ve destek olmalıdır. Bunu yapmayan ADT ler durağan kalmaya mahkumdur. Atatürkçülük zaten önündeki sorunları çözmeyi gerektirmez mi; eğer öğrencilerin önünde birçok sorun varken siz sadece atamızdan bahsederseniz insanların ilgisini ve dikkatini çekmeniz zorlaşır.
Bu günün şartlarında Atatürkçülük giderek marjinalleşmeye başladı, sanki Atatürkçülük, Kemalizm, gericilik gibi görünmeye başlandı. Bu noktada Adt lerin üzerine iki önemli görev düşüyor. Birincisi yukarıda belirttiğim gibi sorunların çözümünü sağlamak; ikincisi Kemalizmi en etkili şekilde öğrenmek ve anlatabilmek, bunun hepimizin bildiği çeşitli yolları vardır. Tabi bütün bunları yaparken daha da marjinalleşmemek için her hangi bir partinin bayraktarlığını yapmamak lazım. Hangi partiden olursak olalım, hangi fikirde olursak olalım bütün bunlar ADT içinde olmamalı, bu fikirler ADT ile birlikte anılmamalıdır. Çünkü Atatürkçü, ilerici bir çok öğrenci ADT leri belli partilerin gençlik örgütü sanarak, ADT ye yanaşmıyor ve bu yüzden ADT ler cılız kalıyor.
Teknolojinin her yerde olduğu bir çağda yaşıyoruz. Ama ADT ler olarak teknolojinin bize sunduğu en büyük fırsatlardan biri olan internetten yararlanamıyoruz. Birçok ADT nin internet sitesi var ama çoğunun tasarımı ve içeriği çok amatörce. Bu gün üniversite gençliğinin bir odaya toplayıp tartışmasını, fikirlerini birbirlerine açıklamasını sağlayamazsınız; ancak kuracağınız sitede açacağının bir forumla bunu sağlayabilirsiniz. Bu sayede insanlar sürekli tartışırken kendilerine bir şeyler katar Kemalizmi birbirinden öğrenir. Bütün bunlar ADt lerin sitelerinde olduğu için topluluklar sürekli gündemde kalır. Bu da topluluğun bilinmesi ve gücüne güvenilmesi anlamına gelir. Atatürk kurtuluş savaşını elindeki kıt imkanları en yoğun şekilde kullanarak kazandı. Bugün biz elimizdeki bu imkanları kullanmayarak acaba ne kadar Kemalist oluyoruz?!. Bu soruyu kendimize sormalıyız?
İlkemiz belli olduğu gibi amacımız da bellidir. Amacımız Türkiye’de ve dünyada beliren olayları her yönüyle irdeleyip, ideolojimize aykırı, Türkiye Cumhuriyetine ve tüm isanlığa zarar verecek her türlü gelişmeye en sert biçimde tepkimizi koymak olmalıdır. Tepkimizi sert biçimde koymaktan kastımız, diğer ilkel insanların yaptığı gibi savaş ile taş ve sopa ile, provokatör davranışlar ile tepki değil, yazılarımız ile bize yol gösterecek kişilerle üniversitelerimizde sunacağımız konferans etkinlikleri ile, yayın organlarımız olan internet siteleri, gazeteler ve bültenler ile tepki koymaktır.
Başarılı olabilmemizin yolu en başta belirttiğimiz gibi birlik ve beraberlikten geçmektedir. İnönü Üniversitesinin düzenlemiş olduğu bu çalıştayda alınan kararların gerçekten uygulanması ve bir yıl sonra neler yapılıp nasıl yapılması gerektiğinin masaya yatırılması gerekmektedir. Eğer tek tek değil de tüm üniversitelerimizdeki Adt’ler yapı olarak olsa dahi,sürekli birbirimiz ile irtibat halinde olursak idealimizdeki Türkiye’nin oluşumunda biz de önemli bir katkı sağlayabiliriz.
Her devrim karşı devrimini doğurur. Bu bir gerçekliktir ve sanıldığı gibi de olumsuz değildir. Önemli olan yapılan devrimi çağlar ardına taşıyacak fikir dinamiklerini korumaktır.
Kemalist devrim çağları aşacak fikir gücüne sahiptir. Çünkü Kemalist devrim çağının büyük devrimlerini yaşamış ve bunlardan kendine bir sentez oluşturmuştur. Atatürk’ü uzak görüşlü diye nitelendirmek ona ulvi bir sıfat yüklemek değildir. O hareketin ardındaki fikir akımlarını görebilen ve bu fikirlerin mevcut koşullarda nasıl vücut bulacağını kavrayabilen bir insandır. Dolayısıyla yaptığı devrimi ve izlediği stratejiyi buna borçludur. Ve bu düşünce tarzını bize miras ( ilke ) olarak bırakmıştır. Bu devrimcilikden başka bir şey değildir. Bizim eylem kılavuzumuz budur. Bunu yaparken de Atatürk’ün şu sözünü hatırlamak yeterlidir “ Benim görevim benden istendiği gibi milis kuvvetlerin başına geçmek değil; anadoluda ki uyuyan devi uyandırmaktır.” Bunu yaparken de; ülkenin ilerici güçlerini tek çatı altında toplamak ve Atatürk yaşasaydı böyle yapardı dedirtmek zorundayız. Bu süreçte Atatürkçülüğü herkesin bir ucundan tuttuğu ve kendine göre yorumladığı ve gerçek çizgisini insanlara anlamak zorundayız.
Son olarak eğer Türkiye’de toplum bilincini yeniden yaşatılması hedefleniyorsa bu konuda en büyük sorumluluk ADT’lere düşmektedir. ADT lerin önündeki ilke ise bellidir ilkenin adı Kemalizm’dir.
Ulusal Atatürkçü Düşünce Toplulukları Çalıştayında tarafımdan yapılan sunumundan alıntıdır.


Hiç yorum yok: