23 Ocak 2006 Pazartesi

Türkiye Liglerindeki Yabancı Oyuncu Kontenjanı

Çek Cumhuriyeti denen bir ülke var, nüfusu 5 milyon, her kupada da başa oynayan bir ulusal takımları var, onlarca topçusu da kaliteli liglerde top oynuyor. Ha kulüp takımları başarısız derseniz doğrudur derim ama yine de bizimkilerden başarılıdırlar. Bunu nasıl başardılar? Sınırsız yabancı ile mi? Hayır, yatırım ile, alt yapı ile. Türkiye 70 milyonluk dev bir ülke, nüfusunun çoğu genç, ayrıca da Çek Cumhuriyetinden zenginiz. Şimdi sormak lazım biz kendi futbolcumuzu yetiştiremez miyiz? Türkiye liglerinde yabancı oyuncu sınırı olmasın tamam. Fakat bu adını sanını bilmediğimiz, kalitesiz topçuların Türkiye'ye gelip gençlerimizin önünü tıkamasına yol açacaktır. O zaman öyle bir sistem kurulmalı ki hem isteyen klüp istediği kadar yabancı alsın hem de bu yabancılar kaliteli olsun. Olması gereken şu, isteyen kulüp ülkesinin ulusal takımında belli bir yüzde ile oynayan-mesela ingilizse %20 yeter ama makedonsa %70 olsun-, kulübünde sürekli yedek kalmayan-istisnalar olacaktır-, birinci ligde oynayan, duruma göre yaş sınırına uyan yabancıları transfer etmek serbest olsun, bütün bunlar olurken her klüp 18 kişilik kadrosuna en az 3 alt yapıdan oyuncu alsın. Bu hem futbol piyasasının daha normal rakamlarla dönmesini sağlar hem de ülkeye kaliteli yabancıların gelmesini sağlar. Şu da bir gerçek ki Türk kulüpleri Avrupalı benzerleri kadar çok gelire sahip değil o yüzden İngiliz sistemini de uygulamamız doğru olmaz ama 2 yabancının şimdiki gibi alınmasına izin verilebilir mesela, diğerleri yukarıdaki koşullara tabi olur. Adam Smith yüzyıllar önce bu tip yasakların o ülkedeki ekonomiyi ve toplumu olumsuz etkilediğini savunmuştu. Bu teori ışığında yabancı sınırı serbest olmalı; ancak sadece serbestlik sadece yeterli özellikleri taşıyan futbolcular için geçerli olmalı.

Hiç yorum yok: